
Sinemanın Coşkusu Tek Bir Perdede
Yıllardır sinema sektörüne yeni soluklar kazandıran festivalimiz; yüzlerce başvuru, onlarca finalist ve büyük ödüllerle büyümeye devam ediyor. Söyleşilerden özel gösterimlere kadar sinemanın tüm renklerini barındıran bu özel haftada yerinizi alın.
Jüriler
Festivalin tüm jüri kurullarında yer alan isimleri tek bölümde inceleyin.
Kısa Film Ön Jüri
Kısa Film Ana Jüri
Yapım Destek Ön Jüri
Yapım Destek Ana Jüri
Festivale Dair Haberler

5. Kısadan Hisse Ödülleri Sahiplerini Buldu
Festival düzenlemek kumdan kaleler inşa etmeye benziyor. Tam bir kaleyi tamamladım derken bir dalga gelip biraz önce yaptıklarınızı yıkıp gidiyor. 2019’un Ekim ayında hazırlıklarına başladığımız 5. Kısadan Hisse Kısa film Günlerini 2020 yılının Kasım ayında tamamlarken dalgaları aşmanın verdiği acı tatlı yorgunlukla bu satırları yazıyorum. Film sanatıyla pratik olarak uğraşanlar böylesi son dakika süprizlerine zaman içerisinde aşinalık kesbederler. Mühim olan bütün bu aksilikleri bir şekilde idare edip, revan olunan yola kalınan yerden devam etmektir. Danışma kurulunun bu yıl temasız devam etme kararı neticesinde işe şartnameyi güncelleyerek başladık. 5 Kasım’da yapılan basın toplantısı ile filmler gelmeye başladı. 15 Şubat’a yaklaştığımızda ise filmler yağmaya devam ediyordu. Toplamda 433 film başvuruda bulundu. Tam, yazın habercisi ilkbaharın incisi Nisan ayında seyirciyle buluşmanın hazırlıklarını yaparken adeta sur borusu öttü ve tüm planlar başka bir bahara yani sonbahara kalmış oldu. Hep birlikte evlere kapandık. Ama öte taraftan da çok verimli bir yıl oldu. Ön eleme jüri üyelerinden Nuray Kayacan Sinema Genel Müdürlüğünden belgesel yapım desteği, Ayşe Karaköse ise senaryo yazım desteği kazandı. Kaan Atilla Taşkın, "EMRE : Genç Bir Boksörün Hikayesi" adlı uzun metraj filmi ile 38. Milano Uluslararası Spor Filmi Festivali'nde film kategorisinde mansiyon ödülü kazandı. M. Abdülgafur Şahin ‘Kudüs’ün Işıkları’ belgeselini erişime açtı. Serdar Arslan film eleştirisi atölyesine başladı. Danışma kurulu üyelerinden Tuba Özden Deniz, Safa Önal belgeseli için Sinema Genel Müdürlüğünden destek almaya hak kazandı. Sinan Sertel ‘İçimdeki Kahramanı’ çekti. İhsan Kabil, Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivalini hazırladı. Ana jüride de manzara aynıydı. Cemal Şakar ‘Kendine Ait Bir Şey’ isimli projesine senaryo desteği kazandı. Ödül töreni öncesi on ikinci öykü kitabı ‘Utanç’ kitap raflarındaki yerini aldı. Atalay Taşdiken ‘Kar Kırmızı’ filmini çekti. ‘Turagay’ isimli projesi TRT 12 Punto tarafından desteklenmeye layık görüldü. Seyid Çolak ‘Kapan’ı vizyona soktu. Belkıs Bayrak ‘Gülizar’ isimli senaryosu için film yapım desteği kazandı. İpek Tuzcuoğlu ‘Tövbeler Olsun’ dizisine başladı. Bu süreçte biz de festival hazırlıkları dışında boş durmadık. Senaryo atölyesi için gerekli plan ve programımız hazır. İmkanlar olgunlaşınca güzel bir projeyle karşınızda olmayı tevekkülle umuyoruz. Bilgisayar karşısında geçen festival mesaili vakitlerde toplamda 768 bardak çay, 26 kilo çeşitli meyve, 223 ısırımlık bisküvi, 12 avuç fındık, 42 taze ceviz, 281 çimdik çeşitli hamur işi tükettim. Bu rakamlar size abartılı ve hakikatten uzak gelebilir. Haklı da olabilirsiniz. Bana öyle gelmiş de olabilir. Ama film yapmak da hakikat hakkında ‘bana göre’ diyerek bir iddiada bulunmak değil mi? Bu yüzden kimi zaman hiç gerçekçi değil demiyor muyuz izlediklerimiz için? Nazif Tunç onur ödülünü alırken Şahı Nakşibend hazretlerinin ‘Halk içinde Hakla beraber’ sözünden hareketle; ‘Bize lazım olan daha çok Anadolu’nun bir zamanlar irfanı, maneviyatı, iyiliği, güzelliği ve en güzeli var etmiş olan ocaklardır. O ocaklara benzer bir hareketin sinemada da başlatılmış olmasıdır. Sinemanın hak ve hakikati gösteren bir sanat olmasını ümit ediyorum.’ sözleriyle halk içinde Hak ile birlikte olup Hakikate yürümeye dikkat çekti. Hakikate giden yollar tek değil demek ki. 433 film de bu durumun ispatı. Hepsi bir olan hakikatin paylarına düşenleri izleyiciye aktarmaya çalışıyor. 433 filmden 31 tanesi yarışmaya hak kazandı ve 8 tanesine ödül verildi. Lise kategorisinde birincilik ödülüne "Tears" filmiyle Remiye Zeynep Yalçınkaya, ikinciliğe "Mütemadiyen" ile İbrahim Kerem Tutal, üçüncülüğe ise "Atom" ile Bengisu Koca layık görüldü. Genel kategoride "APP" adlı yapımla birincilik ödülü Hatice Aşkın'a, ikincilik ödülü "Tor" filmiyle Ragıp Türk'e ve üçüncülük ödülü de "İkame" adlı kurmacayla Erkan Orasan'a teslim edildi. Kasım Ördek, "Yağmur Olup Şehre Düşüyorum" adlı kurmaca filmiyle Genç Öncüler Özel Ödülü'ne layık görülürken, Jüri Özel Ödülü ise "Servis" ile Ramazan Kılıç'a verildi. Kısa filmcilere filmlerinin beyaz perdede gösterimini ve ödül töreni heyecanını yaşatma konusunda ısrarcı olduğumuzu belirtmek isterim. Festival ruhunu yaşatmak adına elimizden geleni yaptık. Etkinlikleri bir kere erteledik, ikinci bir ertelemenin ve çevrimiçi gösterimlerin de kıyısından döndük. Zira sinema salonları kapatıldı ve an itibariyle sokağa çıkma kısıtlamaları geri gelmiş bulunuyor. Kapanış gecesinde görevlinin salonun dolduğunu ve içeriye kimseyi alamayacaklarını söylediğinde hedefimize ulaştığımız için mutlu oldum. 2020 yılının muhtemelen son festival atmosferini kısa film izleyicilerine tattırmış olduk.
Devamını Oku
"Arkadaşlık" Temalı Kısa Film Yarışmasının Ödül Töreni Gerçekleşti
Arkadaşlık, kan bağıyla değil gönül bağıyla kurulan, muhabbet yoluyla cereyan eden, dostların arasındaki her halin birbirine sirayet etmesiyle oluşan kardeşliktir. Arkadaşlar sevilen insanlar arasından seçilir ve insan sevdiğinin kusurunu görmez, bize emrolunduğu gibi arkadaşının “ayıbını örtecek” bir duruş sergiler her zaman. Biliyoruz ki insan, dünyada ve ahirette sevdikleri ile beraberdir. Onun için Allah çoğu zaman, bir kulunun kalbinde, bir kimseye muhabbet görür de, onun hürmetine merhamet ederek o insanları sevdiği kullar arasına ilhak eder. Biz de hadiste buyurulduğu gibi : "Kişi dostunun dini üzeredir. Öyleyse her biriniz, kiminle dostluk kuracağına dikkat etsin.” Emriyle hayatımıza ciddi tesirleri olan bu konuyu kısa film yarışmamızda işlemek istedik. Kur’an tilavetiyle başlayan program Genç Öncüler Gençlik Hareketi Genel Başkanı Aşkın Özcan’ın hareket adına yaptığı konuşmada, liseli gençlerin bu alana gönül vermiş olmasının önemine değinmesiyle devam etti. Biz de Genç Öncüler olarak bu yarışmanın onlar için bir başlangıç olmasını ve bu alandaki çalışmalarının başarılı bir şekilde devam etmesini diliyoruz. Yarışmaya katılan filmler arasından, dereceye giren filmlerin izlenmesi ve ödüllerinin takdimi ile devam eden program da SEKAM Genel Başkanı Prof. Dr. Burhaneddin Can medyanın yaptırım gücüne değinerek, çizgi film ve bilgisayar oyunları alanın da yer bulmamız gerektiğini ifade etti. Yarışmaya katılan tüm kardeşlerimizi tekrar tebrik ederken, hazırlık aşamasında onlardan hiçbir desteğini esirgemeyen hocaları Ömer Dişbudak’a ve ailelerine teşekkürü bir borç biliriz. Yarışmanın kazanan isimleri ise şu şekilde oldu: Genç Öncüler Özel Ödülünün kazananı, “Yenilgi Yenilgi Büyüyen Bir Zafer Vardır” filmi ile Elif Beyza Menevşe oldu. Üçüncülük ödülü ise “Dost İstersen” filmi ile Eygi Uçak’a verildi. İkincilik ödülünü “Bana Yaşadığın Şehrin Kapılarını Aç” filmi ile Zeynep Sude Erilli oldu. Birincilik ödülü “Yara Bandı” filmi ile Şevval Kılıç’ın oldu.
Devamını Oku
Genç Öncüler 2.Kısa Film Yarışması Ödül Töreni Gerçekleşti
2003 yılından itibaren vahyi temel alan, değer eksenli bir mücadeleyi her alana taşıma gayreti içerisinde olan hareketimiz, "derdi olan" ve "mesaj kaygısı güden" bir sinema anlayışının gençler arasından teveccüh bulması gayesi ile girdiği bu yolda jüri üyelerimizin, paydaşlarımız ve gönüllülerimizin heyecanımızı arttıran gayretleriyle ödül gecesine hazırlandı. Önce yarışmamızı ve temasını 1453 Topkapı tesislerinde düzenlediğimiz tanıtım toplantımızda basın mensuplarımız ile paylaştık. Daha sonra afişlerimizi tüm Türkiye sathına, Anadolu'da bizimle aynı derdi ve ızdırabı paylaşan kardeşlerimize gönderdik. Yaşam alanlarımızı afişlerimiz ile süsledik. Fakültelerimizi gezerek öğrenci kardeşlerimize çağrıda bulunduk. Tanıtım filmlerimiz sosyal medya mecralarında gösterime girdi. Hamdolsun tüm bu çağrılarımız karşılığını buldu. 62 film yarışmamıza başvurarak ön jüriye girmeye hak kazandı. Jürimiz biraraya geldiler filmleri değerlendirmeye aldılar. Farklı kriterler gözetilerek her film ayrı ayrı incelendi. Ve sonunda ödüle layık görülen 10 film seçildi. Bu filmler arasında bir derecelendirme yapmak jürimizi gerçekten epey zorladı. Çünkü her biri büyük bir emeğin ürünüydü. Fakat yarışmayı nihayete erdirmek için bir derecelendirme yapılması şarttı. Ve ödül gecesi geldi çattı. Haftalar öncesinde son toplantılarımızı yaptık. 40 kişilik organizasyon ekibimiz salonu adeta kuşattı. Nefis kurabiyelerimiz misafirlerimize ikram edilmek için hazırdı. Genç kalemlerimizin düşünceleriyle aydınlanan dergilerimiz ise masalardaki yerlerini almıştı. Salonu dolduran misafirlerimiz hazır olduğuna göre biz dünden hazırdık. Kelamların en güzeli olan Kur'an'ı Kerim tilavetiyle başladı programımız. Abdulkadir Akargöl kardeşimiz nefis kıraatiyle gönülleri titretti. Daha sonra Umran Kültür Medeniyet Hareketinin hazırladığı “bir gün bir ömür” konulu nasıl yaşadığımızı, nereye sürüklendiğimizi bizlere tekrar hatırlatan filmini izledik. Daha sonra selamlama konuşmalarını yapmak üzere bizim ağabeyimiz olan, resmi statüsü ile Genç Öncüler Eğitim, Gençlik ve Spor Derneği Genel Başkanı Aşkın Özcan sahneye davet edildi. Özetle şunları ifade etti; “Problemli olarak gördüğümüz konularda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediğimiz projemizi, amacına uygun olarak devam ettirmek en büyük isteklerimizden biri. Toplumun en temel yapı taşı olan aile, tarihin en eski örgütlü yapısıdır. İlk insanla birlikte aile kurumu meydana gelmiş, nesilden nesile intikal ederek ve değişik şekiller alarak günümüze kadar ulaşmıştır. Etkisi ve önemi asla kaybolmamış bir sistem, yapı ve kurumdur aile. Artık aile içinde çok ciddi koruyucu önemler alınmalı ve bu konuda yetkili tüm kurum ve kuruluşlar ısrarla göreve davet edilmelidir.” Daha sonra sahneye davet edilen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İstanbul İl Müdürü Selim Çelenk Bey çok samimi bir konuşma yaptı. Derdini, ızdırabını ve tecrübelerini salonla paylaştı. 14 yıldır bu alanda çalışma yürüten Selim Bey Bakanlık olarak bu alanda yaptıkları çalışmaları, gördükleri sorunlara ellerinden geldiğince nasıl müdahalelerde bulunduklarını, ailesinden kopmak zorunda kalmış çocukları, engellileri, yetimleri nasıl sahiplendiklerini anlattı. Özetle şunları ifade etti; “14 sene evvel bu kurumda aileler dağıldığı için 28 bin çocuğa bakılıyorken, bugün 13 bin çocuğa bakıyoruz. Çocuklarını ailelere döndürmek üzere ailelerle yaptığımız çalışmalarla, yaklaşık 15 bin çocuğu ailelere gönderdiğimiz gibi, bize gelmesi gereken çocukları da yine ailelerle çalışarak ailelerin yanında bırakmaya gayret ediyoruz. Şu anda İstanbul genelinde 2 bin 200 çocuğa kurumda, 16 bin 500 çocuğa da evinde bakıyoruz. Bu, ailenin korunmasına yönelik bir çalışmadır. Bu çocukları bize vereceklerine, ‘Biz size para verelim, geçim sıkıntısı çekme, çocuğu evinden koparma’ diyoruz. Çocuğun yeri, ailenin yanıdır. Çünkü aile toplumun temelidir.” Ve protokol konuşmalarının son konuğu Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve henüz yeni kuruluşunu tamamlayan Kamu Denetçiliği Kurumu Ombudsmanı Avukat Şeref Malkoç bey oldu. Sahneye çıkan Şeref Bey uzun bir konuşma yaptı. Kendisi de resmi bir konuşma yapmak yerine salonla dertleşmeyi tercih etti. Devletin her konuya yetişemeyeceğini, devletin belli yükümlülüklerinin olduğunu fakat asıl görevin sivil toplum kuruluşlarına ait olduğunu çünkü gönüllü kuruluşların hiç bir çıkar beklemeksizin bu işi gönüllülük şuuruyla yaptığına değindi. Özetle şunları ifade etti; “Umut ediyorum ki bunlar çoğalır. Sadece İstanbul’la, Ankara’yla sınırlı kalmaz ve Türkiye’nin dört bir yanında yaygınlaşır. Çok şükür Türkiye’nin 81 ilinde üniversiteler var. Bu durum, kültür, sanat, edebiyat ve sinema açısından illere müthiş bir canlılık katıyor. Hayatın da, özellikle sosyal çalışmaların, sinemayla, edebiyatla, sanatla mutlaka zenginleştirilmesi gerekiyor. Son 10 yılda evlilikler yüzde 4 azaldı, boşanmalar yüzde 34 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 1 milyon 184 bin 266 çift son 10 yılda boşandı. Siz bunların anne, baba ve çocuklarını ekleyip nüfusa oranlarsak, önümüzdeki dönemde tedbir almazsak toplumun nereye gittiğini görürüz. ‘Boşandı’ demek kolay ama ızdıraplar, sıkıntılar ve manevi boşluklar yaşandı? Bunu ancak yaşayanlar bilir. Bu bakımdan bu konunun seçilmesi isabetli olmuştur.” Sonunda protokol konuşmaları nihayete erdi ve heyecan doruğa ulaştı. Artık ödüllerin açıklanması için hiç bir engel kalmamıştı. İlk olarak mansiyon ödülleri açıklandı. Mansiyon ödüllerini takdim etmek üzere sahneye Genç Öncüler Gençlik Hareketi Başkanı Orhan ÖZER geldi. 5 film jüri tarafından mansiyon ödülüne layık görülmüştü. Yusuf Faruk Tunç “AN-NE” filmiyle, Saif Hamad “ROK” filmiyle, Anez Alkezbari “GERİDE KALANLARI KURTAR” filmiyle, Hasan İnce “İnsan” filmiyle, Fatih Çalışkan “BİR İSMAİL BİR YAKUP” filmiyle mansiyon ödüllerinin sahibi oldular. Suriye’li misafirlerimizden Anez Alkezbari Suriye’de şehit düşen kardeşleri için çekmişti filmini ve bu ödülü onlara armağan ettiğini açıkladı. Genç Öncüler Özel Ödülünü Genç Öncüler Gençlik Hareketi Genel Başkanı Aşkın Özcan açıklamak üzere sahneye geldi. Genç Öncüler Özel Ödülüne ise Ramazan Aygürt “DARA HINARÊ (NAR AĞACI)” filmiyle sahip oldu. Jüri Özel Ödülünü ise yarışmamızın Jüri üyesi Cihan Aktaş “İSTERDİM” filmiyle Ramazan Erdoğmuş’un kazandığını açıkladı. Üçüncülük ödülünü yarışmanın Jüri Başkanı İhsan Kabil hocamız “HIRSIZ” filmiyle Fatih Aysöndü’nün kazandığını açıkladı. Heyecan iyice artmıştı son iki filmden hangisinin birincilik ödülü kazandığı artık belli olmak üzereydi. Umran Kültür ve Medeniyet Genel Başkanı Burhanettin Can ikincilik ödülünü kazana kişiyi sahneye geldi. İkincilik ödülünü “MAĞRİB” filmiyle Bahadır Kapır-Ferhat Zengin ikilisi kazandığı açıklandı. Ve birincilik ödülü... İstanbul Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürü Selim Çelenk ”BABANNEMİN CAZ TUTKUSU” filmiyle Ercan Selim Öngöz’e kazandığını açıklamasının ardından artık tüm ödüller sahiplerini buldu. Filmleri tüm salon hep beraber oturup izlendi. Kalp yaralanıyor, gözler doluyor, yaşlar boşanıyor.
Devamını Oku
2. Genç Öncüler Kısa Film Yarışması Basın Lansmanı Gerçekleşti!
2002 yılından bu yana birçok projeye imza atan Genç Öncüler Eğitim Spor ve Gençlik Derneği geçen yıl ilkini düzenlediği Genç Öncüler Kısa Film Yarışması ile gençlerin yeteneklerini keşfetmeye ve sosyal farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Geçen yıl “evsizler” teması ile unutulan, terk edilen ve sokakta yaşamaya mahkûm olan hayatların hikâyelerini sinemanın gücünü sosyal farkındalık projesi olarak kamuoyuna duyurduk. Birçok projede olduğu gibi bu projemizde de derdimizi paylaştık. Genç Öncüler Kısa Film Yarışması bu senede geçmişten geleceğe umut olmaya sanata sanatçıya değer vermeye devam ediyor ve edecektir. Geçen yıl ki evsizler temamızda problemin görünen yüzünü işlemiştik. Bu yıl ki temamızı da bu hedef doğrultusunda “Bireyselleşme ve Aile” olarak belirledik. 29 Kasım 2016 Salı günü Fatih Belediyesi Topkapı Sosyal Tesisleri’nde sinema eleştirmenleri, yazar, oyuncu, jüri üyelerimiz ve birçok kıymetli basın mensubu misafirlerimiz ile basın lansmanımızı gerçekleştirdik. Toplantımız geçen yıl ödül alan filmlerimizin fragmanını ve bu yıl ki temamızın tanıtım filminin gösterimi ile başladı. Genç Öncüler Genel Sekreteri Fatih Razi tanıtım filmi ile alakalı ufak bir not düştü. “Genelde genç senaristler ve yönetmenlerin katıldığı yarışmamıza imkânsızlıktan dolayı profesyonel bir ses, ışık ve montaj imkânımız yok diyen arkadaşlarımızın şikâyetlerini dikkate alarak bu yıl ki tanıtım filmimizi bir cep telefonu kamerası ile çekildiğini ve yarışmaya katılan filmlerinde bu minvalde değerlendirileceğini hatırlattı.” Genç Öncüler Derneği Başkanı Orhan Özer, sanatın icra edilmesi aşamasında toplumsal faydaların da gözetilmesi gerektiğine dikkati çekerek, “Bununla alakalı temalarımızı da belirlerken arkadaşlarla tartışmalar yapıyoruz. ‘Acaba hangi temayı seçmek toplum için daha faydalı olur ve gerçekten bir toplumun acısına temas etmiş olur’ diye düşünüyoruz.” dedi. Özer, yarışmanın temasına dikkati çekerek, “İnsanlığın örgütlü yapısı olan aile, son dönemde ciddi anlamda bir dejenerasyona maruz kaldı. Türkiye’nin Batılılaşma serüveni içerisinde aile bir araç olarak anılmaya başladı ne yazık ki. Bunun sonucunda aynı kalp ve aynı ruhta, iki farklı medeniyet kollarını barındırmaya çalışan ailelerin çatışması ile çok ciddi problemlerle yüz yüze kalmaya başladık. Modernleşmeyle birlikte insanın köyden kente göçü, kadınların iş hayatına katılması, refah düzeyinin artması, iletişim araçlarının çok ciddi manada farklılılaşması aynı zamanda hayatımızı kolaylaştırması ailelerin yapısını ve bireyselleşmeyi de tetikliyor. Bu manada aile kavramı ciddi bir erozyona maruz kaldı.” diye konuştu. Yarışmanın jüri başkanı, sinema yazarı İhsan Kabil de yarışmanın uluslararası kulvarda da düzenlenmesi gerektiğini dile getirdi. Kabil, yarışmanın temasının sosyal sorumluluk bilincini de ortaya çıkardığını aktararak, “Bütün tüketim mekanizmalarının, kişinin kendisini dahi tüketmeye başladığı bir ortamda, bir sosyal kurum olan aileye tesirleri ve giderek eğitim, özel kuruluşlar veya resmi kurumlardaki tesirleri devasa bir sorun olarak karşımıza çıkabilir.” ifadelerini kullandı. Jüri üyesi gazeteci, yazar Cihan Aktaş ise aile kavramının kendi içinde birçok farklı dünyayı barındırdığına işaret ederek, “Aslında ailenin içinde farklı dünyalar hoş bir şey. Fakat aynı zamanda farklı dünyaların ortak bir araya geldiği ve ortak dünya olması ideali oldu.” dedi. Sinemaya destek olmanın yanı sıra seçtiği temasıyla sosyal farkındalık oluşturma amacı taşıyan yarışmanın başvuruları 1 Nisan 2017’ye kadar devam edecek. Yarışma jürisinde İhsan Kabil ve Cihan Aktaş dışında yönetmen ve sinema yazarı Abdulhamit Güler, yazar İsmail Kılıçarslan, yönetmen Emre Konuk ve sinema yazarı Dilek Karataş’da yer alıyor. Genç Öncüler Kısa Film Yarışmamıza katkılarından dolayı Kültür ve Turizm Bakanlığı ,Sosyal Ekonomik Ve Kültürel Araştırmalar Merkezi (SEKAM) , Uluslararası Sosyal Medya Derneği (USMED) ve Basın Sponsorluğunu üstlenen Türkiye’nin Sinema Rehberi (SİNEFESTO) ve sinemaya gönül vermiş nice perde arkası kahramanlara teşekkür ediyoruz.
Devamını Oku
Başka Bi' Festival Heyecanı Başlıyor: Başvurular Açıldı!
Sinema, bazen tek bir sahneye en büyük "hisseleri" sığdırma sanatıdır. Kısa’dan Hisse Kısa Film Festivali, az lafla çok şey anlatan o büyüleyici hikayelerin peşinde! "Başka bi' festival" mottosuyla çıktığımız bu yolda, yeni dönem başvurularını resmen açtık. Sinema vizyonuna güvenen tüm yönetmenleri ve genç yetenekleri bu heyecana ortak olmaya davet ediyoruz. Yarışma Kategorileri ve Prestijli Ödüller Bu yıl da sinema tutkunuzu ve emeğinizi en üst düzeyde desteklemekten gurur duyuyoruz. Festivalimizde yer alacak eserler hem ulusal hem de sektörel düzeyde şu prestijli kategorilerde değerlendirilecektir: Genel Kategori: En İyi Kurmaca, En İyi Belgesel, En İyi Animasyon, En İyi Deneysel ve En İyi Yapay Zeka Lise Kategorisi Lütfi Ömer Akad Kısa'dan Hisse Sanat Özel Ödülü Film Yapım Desteği Ödülleri: İstanbul Sinema Evi ve Zürafa Film' den nakti yapım desteği, Flod'dan renk desteği, FSM Film Yapım'dan kamera ve ekipmanları desteği, PostMekan’dan kurgu desteği, Aytekin Sound'dan 2 günlük ses teknisyeni ve ses ekipmanı desteği ödülü verilecektir. Farklı kategorilerde verilecek değerli maddi ve teknik ödüllerimizin yanı sıra, sinema dünyasının profesyonelleriyle buluşma ve özel atölyelere katılma fırsatları sizleri bekliyor. Emeğin değerini biliyor ve başarılarınızı ödül gecemizde taçlandırmak için sabırsızlanıyoruz. Başvuru Detayları Hikayenizi dünyaya duyurmak ve bu prestijli yarışmada yerinizi almak için başvurularınızı global sinema platformu FilmFreeway üzerinden gerçekleştirebilirsiniz. https://filmfreeway.com/KisadanHisseKisaFilmFestivali
Devamını Oku
"10. Kısa'dan Hisse Kısa Film Festivali" ödülleri sahiplerini buldu
Genç Öncüler Gençlik, Spor ve Eğitim Derneği tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle düzenlenen "10. Kısa'dan Hisse Kısa Film Festivali"nde 13 proje ve film ödüllendirildi. Atlas Sineması'nda gerçekleştirilen ödül töreni, tanıtım filmlerinin izlenmesi ile Hasan Kiriş ve Şeyhmus Fidan'ın müzik dinletisiyle başladı. Festival Başkanı Aşkın Özcan, "Başka bir festival" iddiasıyla yola çıktıklarını ve bunun hakkını verebilmek için çalıştıklarını belirterek, "Türkiye'de festivalcilik zordur ama on gün boyunca festival yapmak daha da zor. Ne mutlu ki çok güçlü, genç ve dinamik bir ekibim var. Onlarla gurur duyuyorum." dedi. "Bu ülkenin çok değerli, yetenekli gençleri var" Seçkileri, atölyeleri, masterclassları, panelleri, özel gösterimleri ve tüm etkinlikleriyle on günlük bir programa imza atmış bir festivalin ödül töreninde bulunmaktan dolayı çok mutlu ve gururlu olduklarını dile getiren Özcan, şunları kaydetti: "Bu festival bize tekrar gösterdi ki bu ülkenin çok değerli, yetenekli gençleri var. Onlara alan açılması ve destek sunulması gerekiyor. Bu festival sayesinde biz bu yeteneklerin de keşfine vesile olduğumuzu düşünüyoruz. Bu açıdan da umutluyuz, gururluyuz." Özcan, var olan imkanları kısa filmciler için kullanmaya devam edeceklerini, özellikle de yapım destek ödüllerinin sayısını ve miktarını artırmayı önemsediklerini vurguladı. "Bu festivali kısa filmciler için yapıyoruz" Festival Artistik Direktörü Abdulhamit Güler de "Başka bi' festival" iddiasının altı doldurulması kolay bir şey olmadığını, bunun için çok uğraştıklarını ifade etti. En önemli motivasyonlarının gençlerle birlikte, genç bir festival olarak kalabilmek olduğunu belirten Güler, "Çünkü bu festivali kısa filmciler için yapıyoruz. Kısa filmcilerin filmleri mümkün olduğu kadar çok gösterilsin, mümkün olduğu kadar çok onların faydalanabileceği etkinlikler yapalım, onlarla bir arada olalım, onlar birbirleriyle bir arada olsunlar istedik. Böyle bir ortam oluşturmaya çalıştık, bunu başardığımıza inanıyoruz." şeklinde konuştu. Ödüller sahiplerini buldu Gecede ilk olarak "Saygı Ödülü" Danışma Kurulu adına Cevat Özkaya'ya Ziraat Katılım Bankası Genel Müdürü Metin Özdemir tarafından takdim edildi. Festival kapsamında finale kalan 35 film ve proje arasından 13'ü ödül almaya hak kazandı. Genel Kategoride Deniz Koloş'un "Ölüm Bizi Ayırana Denk" filmi "En İyi Kurmaca", Ozan Takış'ın "Salman Gitmek İstiyor" filmi "En İyi Belgesel", Kaan Elönü ve Batuhan Yıldız'ın "Pat" filmi "En İyi Animasyon", Semih Sağman'ın "Zülheya" filmi de "En İyi Deneysel" ödülünün sahibi oldu. Lise Kategorisinde Alperen Gülgen'in "Göldeki Sazlık" filmi "En İyi Film Ödülü", Ulaş Çetin Köreken'in "Ballı Süt" ve Süleyman Ortaç'ın "İyi miyiz?" filmleri "İkincilik Ödülü", Deya Ar-Begüm Aksoy'un "İsmimi Yaz" filmi "Metin Erksan Genç Öncüler Özel Ödülü" kazandı. Film Yapım Desteği Kategorisinde Muhammet Emin Altunkaynak'ın "Tavuk Karası" filmine "İSE Yapım Destek Ödülü", Burak Erol'un "Kalender Bey" filmine "FSM Film Kamera Ekipman Ödülü", Selçuk Kaan Salk ve Münire Eda Mercan'ın "Uslu" filmine "Color Core Renk Ödülü", Furkan Çakmak'ın "Tarife" filmine "Post Mekan Kurgu Ödülü", Ezgi Temel'in "Yıldız" filmine "Aytekin Sound Ses Ödülü" verildi.
Devamını Oku
"10. Kısa'dan Hisse Kısa Film Festivali", 20 Kasım'da başlayacak
Bu yıl 10. kez düzenlenen "Kısa'dan Hisse Kısa Film Festivali", 20 Kasım'da Atlas 1948 Sineması'nda başlayacak. Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle, Genç Öncüler Gençlik Spor ve Eğitim Derneği tarafından düzenlenen festivalin basın toplantısı, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Yeşilçam Sineması'nda gerçekleştirildi. Programa Festival Başkanı Aşkın Özcan, Festival Art Direktörü Abdulhamit Güler ve bu yılın Jüri Başkanı Mahmut Fazıl Coşkun ile çok sayıda basın mensubu katıldı. "Kendi kısa filmlerini üreterek hem teknik hem de yaratıcı deneyim kazandılar" Toplantıda konuşan Aşkın Özcan, festivalin 10 yıl önce kısa filmin gücünü görünür kılmak ve genç sinemacıların üretimlerini desteklemek amacıyla ortaya çıktığını söyledi. Özcan, kısa filmin genç sinemacılara bütçelerden, sektör kalıplarından ve beklentilerden bağımsız olarak hayallerini anlatabilecekleri alan açtığını belirtti. Festivalin sinemaya emek veren herkesin hikayesini değerli gördüğünü ve bu inançla her yıl onlarca kısa film, yüzlerce genç sinemacı ve binlerce seyircinin bir araya geldiğini anlatan Özcan, şunları kaydetti: "Kısa film bizim için sadece süresiyle değil taşıdığı hisle, anlatım biçimiyle ve cesaretiyle çok anlamlı bir disiplin oldu. Bir fikirle başlayan, bir hisle büyüyen, bir emeğe dönüşen her kısa film, bu festivalin kalbinde yer aldı, almaya da devam ediyor. Metin Erksan'ın deyimiyle, 'Bir film ne kadar ucuzsa o kadar samimidir çünkü orada kimsenin hesabı değil sadece kalbinin sesi vardır. Sanat, bir tür inat meselesidir doktor. Para seni ikna etmeye çalışır ama sen inat ettikçe sanat olursun.' İşte festivalimizin bu anlayışını Kısa'dan Hisse Kısa Film Atölyesi pratiğe dönüştürüyor. Bu yıl dördüncü kez tamamlanan atölyemizde genç sinemacılar, 12 hafta boyunca sinemanın farklı alanlarında eğitim aldı. Senaryo, yönetmenlik, sinematografi, kostüm tasarımı ve kurgu gibi farklı alanlarda aldıkları eğitimler, onların teorik bilgilerini pratiğe dönüştürmesini sağladı. Katılımcılar, eğitimin sonunda kendi kısa filmlerini üreterek hem teknik hem de yaratıcı deneyim kazandılar." Aşkın Özcan, festivalin atölyeler, söyleşiler, ustalık sınıfları ve etkinliklerle genç sinemacıları sektör profesyonelleriyle buluşturduğuna işaret ederek, "Her yıl yeni yüzlerle, yeni filmlerle ve yeni umutlarla büyüyen festivalimiz, gençlerin hikayelerine inanan, onların sözünü büyütmeyi dert edinen bir topluluk olmaya devam ediyor. Bugün geldiğimiz noktada Kısa'dan Hisse, Türkiye'de kısa film alanında sürdürülebilir bir üretim modeli sunan festivallerden biri olarak varlığını devam ettiriyor. " diye konuştu. "Gazze'de yaşanan soykırıma kayıtsız kalamayız" Festival Art Direktörü Abdulhamit Güler, gençlerle birlikte hareket ettiklerini ve en önemli mottolarının samimiyet olduğunu dile getirdi. İşlerini en iyi şekilde yapmaya çalışırken ve profesyonel çerçevede hareket ederken samimiyeti hiçbir şartta elden bırakmak istemediklerini belirten Güler, "Kalıcı ve olması gereken yegane şeyin bu olduğu inancındayız. Etkinliklerimizden dilimize, tasarımlarımızdan sunumlarımıza her nüansı kendimizce ortaya koymaya çalışıyoruz. Başka bir festival olmayı zaruri görüyoruz çünkü kısa film de sinema türleri ve anlatı biçimleri arasında çok başka yerde duruyor. Yeni anlatı yöntemlerine ve özgünlüklere kapı açma niyetindeyiz. Bunun için ödüllerimiz arasında başından beri deneysel kategori var, ayrıca lise kategorimizi de ısrarla devam ettiriyoruz." şeklinde konuştu. Festival kapsamında yapılacak etkinliklerle ilgili bilgi veren Güler, şöyle devam etti: "Samimiyeti ve farkı ortaya koyan çok önem verdiğimiz iki çalışmamız var. Birincisi 'Tek Plan Masa' etkinliğimiz, diğeri ise gençlerin kaleminden kitap basmamız. Kısa filmcilerin ve sektörün en çok ihtiyaç duyduğu şey sohbet etmek olabilir, özellikle genç sinemacıların sektörün tecrübeli isimleriyle bir masa etrafında oturup sohbet etmesine imkan sağlıyoruz. Bunun için de 'Tek Plan Masa' etkinliğini dört yıldır yapıyoruz. Kitap çalışmamız da yine gençlerin kendilerini var kılabilecekleri alanlardan birinde üretim yapmalarına yönelik. Her yıl bir tema etrafında oluşturduğumuz çerçevemizde bu yıl 'Komik mi?' dedik. Sinemanın zor türlerinden biri olan komedide çaba harcamış gençlerin kişisel metinleri kitapta yer alıyor." Güler, festival olarak Gazze'ye karşı sessiz kalmadıklarını vurgulayarak, "Gazze'de yaşanan soykırım ve ateşkese rağmen sonrasında devam eden duruma kayıtsız kalamayız. Önceki iki yılda da olduğu gibi özel bölüm açıyoruz. Gazze'de soykırım devam ederken çekilen 22 kısa filmden oluşan 'Sıfır Noktasından' (From Ground Zero) filmini iki bölüm halinde izleyici ile buluşturuyoruz." dedi. Ayrıca Güler, "Erişilebilir Gösterim" etkinliği kapsamında görme ve işitme engelliler için sesli betimlemeli ve işaret dili ile hazırlanan kısa film gösterimlerinin ardından yönetmenler ile söyleşi düzenleyeceklerini söyledi. 10. yıla özel 10 gün boyunca etkinlik düzenlenecek Fetivalin yarışma bölümünün jüri üyelerinden TRT Sinema Festival Koordinatörü Esra Demirkıran da son yıllarda kısa filmlerin kalitesinde büyük artışın olduğu, farklı ve özgün işlerin yapıldığı görüşünü paylaştı. Demirkıran, Türk sinemasının geleceği adına orijinal hikayeleri izlemenin umut verici olduğunu belirterek, "Jüri olarak güçlü bir seçki izledik bu yıl Kısa'dan Hisse'de Kısa Film Festivali'nde. Farklı yönetmenlik yaklaşımlarına, hikayelerde çeşitliliğe ve kısa filmin hakkını veren tarzlara sahip filmler var. Alanlarında yetkin, değerli jüri üyeleriyle filmleri dikkatle değerlendirmeye devam ediyoruz. İzlediğimiz kadarıyla yarışan filmlerin oldukça iyi olduğunu söyleyebilirim. Kısa filme, sinemaya ilgi duyan herkesin festivali takip etmesini öneriyorum." dedi. Etkinlik Koordinatörü ve gazeteci Ali Demirtaş da festival programını açıkladı. Festivalde sektörün kıymetli isimlerinden Yüksel Aksu, Feza Çaldıran, Mert Turak, Can Ulkay, Burçak Evren ve Bekir Aksoy sinemaseverlerle buluşacak. Türk sinemasına nitelikli yeni sanatçılar kazandırmak amacıyla yolan çıkan festival, 20-30 Kasım'da gerçekleştirilecek. Onuncu yılına özel on gün sürecek etkinlikler kapsamında film gösterimleri, panel, masterclass, söyleşi ve Tek Plan Masa gibi birçok etkinlik sinemaseverlerle buluşacak. Etkinliklere katılmak isteyen sinemaseverler, "www.kisadanhisse.org" adresinden kayıt yaptırabilecek.
Devamını Oku
Akademi A
Sinemanın felsefi derinliğini teknik yetkinlikle buluşturan Akademi A; Metin Erksan’ın işaret ettiği 'kuram eksikliğini' giderme vizyonuyla, ülke sinemamıza nitelikli paydaşlar ve bilinçli izleyiciler kazandırmayı hedefleyen bir sinema okuludur. Platon'un Akademia'sından ilhamla tasarladığımız Akademi A, sinema sanatını filozofyaya özgüleyerek sanatçının "kendini bilmesi" amacıyla eser ortaya koyuşunu teoria'ya açar. "Geometri bilmeyen giremez!"
Gönüllü Ol
Festival, atölye ve etkinlik süreçlerinde ekibimize destek vermek istersen kısa formu doldur. Uygun çalışma alanı açıldığında seninle iletişime geçelim.
























