Blake Snyder’dan 10 tavsiye

#

O Kediyi Kurtar Kitabından 10 tavsiye

Blake Snyder’dan 10 tavsiye

 1-Filmler girift bir duygu makinesidir. Hiç sekmeyen dişlilerden, onları tıkır tıkır işleten çarklardan yapılmış İsviçre saatleri gibidir. Parçalarına ayırıp sonra tekrar birleştirebiliyor olmanız gerek. Karanlıkta. Uyurken.

 2- İster hikaye anlatıcılığının sinemadaki son 100 yılından olsun ister 1000 yılından, yaratmaya çalıştığınız hikayenin köklerini bilmemek işinizin geleneklerine ve temel amacına saygı göstermediğiniz anlamına gelir.

 3- İyi diyalog bize yüzeyde olanlardan çok alt metinde neler olup bittiğini anlatır. Yakında boşanacak bir çiftin elma alırken yaşadıkları tartışmanın alt metni kırmızı elma mı, yeşil elma mı alacakları değil, çiftin sorunlar yaşadığı gerçeğidir. Elma tartışması da bunu kanıtlar. Olan şeyleri kafamıza kakmayın, anlamı saklamak çok daha incelikli ve iyi bir senaryo yazarlığıdır. Bu anları bu kadar zenginleştiren şey, karakterlerin konuştukarı değil, konuşmadıklarıdır.

 4- Bir filmin önermesinin “Neymiş?” sorusuna verdiği cevabın tatmin edici olup olmadığı onu ancak bir eylem içinde gördüğümüzde kanıtlanabilir.

 5- Her sahneyi mini bir film olarak düşünün. Bir başı, ortası ve sonu olmalı. Ayrıca duygusal tonun güçlü bir biçimde artıdan eksiye ya da eksiden artıya değişmesine neden olacak bir şey olması gerekir. Eğer değişiminiz yoksa, sahnenin ne anlattığını bilmiyorsunuz demektir.

 6- Bir senaryoyu bitirmek, sizi sürekli yazacakları film fikirlerinden bahseden 10 yazar adayının 5’inden ayırır.

 7- İnsanın hayatını değiştiren olaylar çoğunlukla kötü haber kılığında gelir. Iyi bir haber neyse, katalizör haber tam tersidir ama macera bitmeden kahramanı da mutluluğa o götürür. Eğer katalizör yoksa okur sabırsızlanmaya başlar. Filmin aldığı eleştiri “olay örgüsü yok” olacak çünkü siz okurun ilgisini kaybetmiş olacaksınız.

 8- Her seferinde seyircinizin elinden tutmalı, onları ana karakterinizle ve hikayenizle uyumlu hale getirmelisiniz. Karakterinizin durumunu o ne yaparsa yapsın bizim onu desteklemek isteyeceğimiz bir biçimde ayarlamaya zaman ayırmalısınız.

 9- Karakterler insanların davrandığı gibi davranmıyorsa, köklü dürtülerle harekete geçmiyorsa, seyircinin sabrını test ediyor olma ihtimaliniz yüksek. “Köklü bir şey mi bu?” diye sormak, “Bir mağara adamı da anlar mıydı?” diye sormaktır. Cevap da şu olmalı: Evet!

 10- Çatışmanın ne olduğunu anlamak için hep şöyle bir sahne düşünürüm: Işıklar yanar, iki kişi karşılıklı kapılardan aynı odaya girerler, ortada buluşurlar ve diğer taraftaki kapıya ulaşabilmek için birbirlerini atlatmaya uğraşırlar. Sahneye ikisi de bir amaçla girer; birinin gideceği yolda diğerinin, diğer yolda ötekinin dikilmesi de engellerdir. Bu çatışmadır.

PAYLAŞ:
Yorumlar
Yorum Yaz
64 + 2 = ? (İşleminin sonucu aşağıdaki alana giriniz)